
“Bazı anlar vardır; hayatın sıradan akışında aniden beliren, mantığın sustuğu ama ruhun ‘buradayım’ dediği… Dün gece, bir metre uzağımda titreyen o cılız mum aleviyle göz göze geldiğimde yaşadığım tam olarak buydu. Ne bir mucize bekliyordum ne de bir şov; sadece o an, içimdeki o hiç susmayan seslerin dindiğini ve alevin sükunetime eşlik ederek, hırçın dalgalanmasından sıyrılıp durulduğunu gördüm. O saniyelerde zihnimden geçen tek şey; bu anın bir tesadüften öte, içimdeki derin bağın sessiz bir onayı olduğuydu.”
Modern simyacı gözünden yaklaşacak olursak; kurşunu altına dönüştürmek aslında bir bakış açısı meselesidir. Bir şeye yeterince derin ve odaklanmış bakarsanız, o şeyin atomik düzeydeki davranışını bile niyetinizle hizalayabilirsiniz. Ben de o an, eş zamanlı olarak kendi içime odaklandım; derinlere süzüldüm ve Jung’un arketiplerinden “Ebedi Çocuk” (Puer Aeternus)ile “Bilge Yaşlı”yı (Senex) yıllardır içimde savaşa sürüklediğimi anladım. Birini seçmek zorunda hissettiğim için ikisini de birer mahkûma dönüştürmüştüm. Çocuğun en insani dürtülerini bilge tarafım yargılarken, yaşlı kadın çocuk için çekilmez bir otoriteydi; bu çatışma yorucu ve fazlasıyla sıkıcıydı.
Yunanca kökenli olan ve felsefede zıtlıkların birbirine koşması anlamına gelen Enantiodromia kavramı, hem sorunun kaynağını hem de çözümünü ilahi bir şekilde önüme seriyordu. Ne kadar cıvıl cıvıl olursam o kadar dinlenmek isteyecek, ne kadar sakin yaşarsam o kadar heyecan arayacaktım. Nihayetinde çocuğun kurallara, bilgenin ise canlılığa ihtiyacı vardı. Zihnimin yaydığı o görünmez manyetik alan, ateşin hassas plazma dengesine dokunduğunda barış ilan edilmişti.
Mitolojide Prometheus’un ateşi olarak bilinen efsane, aslında tanrılardan çalınan “bilinç” demektir. Ateşe hükmeden, bir nevi kendi bilincine hükmetmiş olur. Simyada buna Doğal İçsel Ateş (Ignis Innatura) derlerdi. Onlara göre metali altına çevirmek için önce içerideki ateşi, yani iradeyi sabitlemek gerekiyordu. Mumun o anki sessiz itaati, benim aydınlanmamın bir aynasıydı; içimdeki kaos dindiği için ateş de hizaya gelmişti.
Peki ya siz; dışarıdaki ateşi dindirmek için bugün kendi içinizde hangi labirenti keşfe çıkacaksınız?

Hoşgeldin! Düşüncelerini paylaş lütfen 😊