Bilginiz Dijitalin Dilini Konuşuyor mu?


Gen AI Çağında Hayatta Kalmanın 14 Altın Kuralı: TRANSFORM!

Üretken Yapay Zeka Çağında Başarılı Dijital Dönüşümü Sağlayan 14 Davranış

Uşak Üniversitesi Dijital Dönüşüm Akademisi Topluluğu olarak, okul dergimizde de yer verdiğimiz ve 2026’nın en çok konuşulan eserlerinden biri olan büyüleyici bir kitabı masaya yatırıyorum: Ian Murrin ve ekibinden ‘Transform!’.

Kitabın oldukça sarsıcı bir tezi var: Milyarlarca dolarlık yapay zeka yatırımları, eğer çalışanların ve liderlerin davranışları değişmezse çöp olmaya mahkumdur. Murrin, dijital dönüşümün %80’inin insan psikolojisi, sadece %20’sinin teknoloji olduğunu somut kanıtlarıyla gözler önüne seriyor.

14 Davranışın Anatomisi

Kitap, geleneksel hiyerarşik ve hantal yapılar yerine ‘Davranışsal Mimari’ kavramını öneriyor. Ian Murrin’e göre üretken yapay zeka sihirli bir değnek değil, sadece bir hızlandırıcıdır. Yanlış bir zihniyetle (mindset) yapay zeka kullanmak, sadece hatalarınızı daha hızlı yapmanıza neden olur.

Kitabın Öne Çıkan Temaları:

  • Psikolojik Güven: Hata yapmanın cezalandırılmadığı bir ortam, inovasyonun tek yakıtıdır.
  • Bilişsel Esneklik: Öğrendiklerini unutma (unlearn) ve yeni Gen AI araçlarıyla hızla senkronize olma yeteneği.
  • Veri Okuryazarlığı: Artık herkesin bir “veri bilimci” gibi düşünmesi ve rakamların arkasındaki hikayeyi okuması gerekiyor.

Akademi Özel: Genç Dönüşümcüler için Notlar

Bu kitap sadece CEO’lar için yazılmadı; yarının iş dünyasına hazırlanan biz öğrenciler için tam anlamıyla bir hayatta kalma kılavuzu. Murrin’in şu sözleri geleceğimizi özetliyor:

“AI işinizi elinizden almayacak; AI kullanmayı bilen ve bu 14 davranışı sergileyen birisi işinizi elinizden alacak.”

Akademimiz için çıkardığım en büyük ders; teknik bilgiden ziyade, sürekli öğrenme merakını bir yaşam biçimi haline getirmek oldu.

Bu Ay Önerim Net: Kod yazmayı öğrenmeden önce, kod yazan makinelerle nasıl bir ‘takım’ olacağınızı öğrenin. Transform! bu yolculukta pusulanız olacak. Gelecekte ‘yönetilen’ değil ‘yöneten’ olmak isteyen herkese hitap ediyor.

Geleceğin Mutfağından: Ian Murrin ile Özel Röportaj

“Kodlar makineler tarafından yazılabilir ama geleceğin vizyonu sadece insan davranışı ve tutkusuyla tasarlanır.”

Ian Murrin


Transform’un sunduğu vizyonu bir adım ileriye taşıyor ve yazılım dünyasının strateji uzmanı, Digiterre CEO’su Ian Murrin’e dönüşümün mutfağını soruyorum.

Dijital dönüşümün sadece kodlardan ve ekranlardan ibaret olmadığını, asıl meselenin bir zihniyet değişimi olduğunu belirten Murrin ile gerçekleştirdiğim bu kısa ama öz röportaj, teknolojinin insanla buluştuğu noktaya ışık tutuyor.


🎙️ Soru & Cevap


Güneş Ege: Kitabınızda, dijital dönüşümün %80’inin davranışsal, sadece %20’sinin ise teknolojiyle ilgili olduğunu belirtiyorsunuz. Profesyonel dünyaya adım atmaya hazırlanan bir üniversite öğrencisi için, yapay zeka çağında güncel kalabilmek adına en önemli “davranışsal değişim” hangisidir?

Ian Murrin: Uyarlanabilirlik ve merak. Kesin olan tek şey, “değişim”in geleceğin en temel özelliği olduğudur. GenAI’nin ortaya çıkmasıyla birlikte, değişim hızı bazı durumlarda katlanarak artmaya devam edecektir. Rolünüzün bir parçası olarak bugün yaptığınız görevler, makineler mevcut faaliyetleri devraldıkça hızla yeni görevlere dönüşecektir.

Değişimin hızına hazır olun ve onu kucaklayın. Bunu yapmanın en iyi yolu; meraklı kalarak, deneyerek ve sürekli olarak uyum sağlayarak önde kalmak, geride kalmamaktır.


Güneş Ege: Başarı için bir çerçeve olarak “14 Davranış”tan bahsettiniz. Küresel deneyimlerinize dayanarak, bu davranışlardan hangisinin kuruluşlar için benimsenmesi en zor olanıdır ve genç liderler bu geleneksel engelleri aşmaya nasıl yardımcı olabilir?

Ian Murrin: Organizasyonel bir bakış açısından; 8. Davranış (Hata Toleranslı Bir Organizasyon Kültürü Geliştirmek) ve 9. Davranış (Psikolojik Güvenlik Oluşturmak) başarılması en zor olanlardır. Çünkü bunlar inşası yıllar süren, ancak zehirli davranışlarla aylar içinde yok edilebilen kültürel faktörlerdir. İyi uygulandığında bu kültür, personeli doğru riskleri almaya, inovasyon ile değerli nihai ürünlerin teslimi arasındaki zamanı etkili bir şekilde dengelemeye davet eder.

Buradaki en zor yön, “hata toleransı” ile “düşük kaliteli sonuçlara tolerans göstermek” arasındaki ince çizgidir. Bu nedenle, bir organizasyonun operasyonun tüm alanlarında (İK, pazarlama, satış, tedarik vb.) kalite ölçütleri oluşturması hayati önem taşır. İşte bu yüzden 12. Davranış (Kalitenin Sizin İçin Ne Anlama Geldiğini Tanımlayın, Sonra Ölçün!) devreye girer. “Kalite”, kabul ettiğiniz ve reddettiğiniz sonuçların tüm yönlerini kapsar. Bunu bir ürün için doğru yapmak bir şeydir, bir kültür için doğru yapmak ise çok daha zordur.

Genç liderlerin bu engelleri yıkıp psikolojik güvenliği geliştirmesi için 6. Davranışa (Paydaşlara Erken ve Sürekli Değer Sunmak) odaklanmalarını öneririm. Eğer yazılım geliştirme süreçlerinde yer alıyorlarsa, bunu teşvik etmek onların elindedir. Bu davranışın güzelliği, diğer birçok davranışı da beslemesidir. Önemli olan, aldığınız her türlü geri bildirimi (iyi veya kötü) ele almak, ondan ders çıkarmak ve iyileşmektir. Her zaman erken ve düzenli değer sunun ve yolculuğunuza rehberlik etmesi için paydaşlardan geri bildirim alın.


Güneş Ege: Akademimiz öğrenmeye ve gelişmeye odaklanmaktadır. Sizin görüşleriniz doğrultusunda, Uşak Üniversitesi gibi eğitim kurumları, öğrencileri yeni dijital araçlarla denemeler yapmaya ve hızlı bir şekilde başarılı olmaya teşvik eden bir “Psikolojik Güvenlik” ortamını nasıl oluşturabilir?

Ian Murrin: Basitçe söylemek gerekirse; bunu bizzat yaparak, yineleyerek ve hataları düzelterek kültürü istediğiniz noktaya getirebilirsiniz! Hackathon’lar, yarışmalar ve yargılayıcı olmayan bir ortamda gerçek projelerin sergilenmesi, bunu başarmanın yollarından sadece birkaçıdır.

Ancak en iyi geri bildirim her zaman piyasadan, yani fiyat ve kalite arasındaki dengeyi diğer alternatiflerle karşılaştırabilen dış alıcılardan gelir. Kurumlarda neyin ödüllendirilmesi gerektiğini netleştirin: Bir yanda deney ve yenilikçilik, diğer yanda yüksek kaliteli ve değerli nihai ürünlerin teslimi. Tam olarak bu dengeye odaklanın.


Güneş Ege: Akademimizin yönetiminde yer alan bir katılımcı olarak öğrenci arkadaşlarımda büyük bir potansiyel görüyorum. İnsan merkezli bir teknolojik devrime öncülük etmek isteyen Türkiye’deki genç dijital dönüşüm adaylarına özel mesajınız nedir?

Ian Murrin: Tebrikler, doğru zamanda doğru yerdesiniz! Etkili ve zamanında dijital dönüşüme duyulan ihtiyaç hiç bu kadar büyük olmamıştı; elinizdeki araçlar ve metodolojiler de hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Bu nedenle, fark yaratmak, olumlu etki oluşturmak ve bunu hızla gerçekleştirmek için olağanüstü bir fırsata sahipsiniz.

Dünyada yıllık 1 trilyon dolarlık eski yazılım maliyetinin yeni ve daha iyi uygulamalarla değiştirilmesi gerekiyor. Dijital dönüşüm için harcanan bir diğer 1 trilyon dolarlık bütçe ise program hedeflerini karşılayamadığı için boşa gidiyor. Bu israf; daha yüksek fiyatlar, daha yavaş inovasyon, siber riskler ve daha birçok açıdan hepimize zarar veriyor. Bu zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı olmak ve hepimiz için daha iyi bir dünya yaratmak sizin elinizde. Parlamanız için harika bir fırsat! Gelecek için bol şans.


Ian Murrin’e bu değerli sözleri ve katkıları için kalbi teşekkürlerimi sunuyor ve sizleri bir soruyla baş başa bırakıyorum:

“Yazılım güncellenir, ya insan?”

Hoşgeldin! Düşüncelerini paylaş lütfen 😊