Şekerler döküldü yerlere toz toz Üç kristal ayrı bir yere konumlandı üçgen şeklinde, sanki takım yıldızı; Triangulum. Teker teker ağzıma götürdüm onları Erimelerini beklemeden hemen dişimle ezdim naifçe çıtırdadılar. Bende göğe karıştım.
Avuçlarımdan öperdin ya beni hatırlarsan gülümser mucize. Sonra ellerim, bileklerim, kollarım.. Boylu boyunca talip olurdun ya hani bedenime
Kendi avuç içlerimi yaladım Şekerleri topladım dilimle Çünkü onlar senin külün, izin, tadın.
Tanışmamız lazım, tanışık değiliz henüz Aramızda bir kuantum dolanıklığı var bilmez misin? Aynı patlamadan kopup ayrı düşmüş iki parçacığız evrende, Ben burada inlerken senin orada titremen bu yüzden, hissetmez misin? Şeker döktüm yerlere görmez misin?
Saat 20.20 iken tuvale içimi dökmüştüm İçimin kırmızısını Fuşyaya kaçardı biraz ama yıllandıkça bordo sonra kahve kokar oldu Sen aynı dakikada bir kadın hayal etmişsin için için. İçini dökmüşsün sayfalara Gerçek olanı beklemişsin yıllarca bilmez miyim, hissetmez miyim, görmez miyim..
Zaten bi duygu seli var bende son zamanlarda. Mesafelerden merhabalardan ve uzun sohbetlerden çok ırak. Uhrevice özlüyorum bilinmezliği. Her gece uhrevice dokunuyorum sana, kendime, bize.
Hoşgeldin! Düşüncelerini paylaş lütfen 😊